Wiktoria’nın Kordon Kanı Hayat Kurtardı

KacperKemik iliği yetersizliği, kan kök hücrelerinin işlev bozukluğundan kaynaklanan bir hastalıktır. Bu hastalıkta kan kök hücrelerinin bölünme ve farklılaşma hızı oldukça düşer. Bu düşüş kemik iliğini baskılar ve pansitopeniye sebep olur. Pansitopeni ise tüm kan hücresilerinin (kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri ve trombositlerde) azalmasına ve kemik iliği atrofisi ile sonuçlanır. Bu oldukça nadiren görülen bir hastalıktır ve tüm yaş gruplarında görülebilir. Her yıl bu hastalıkla ilgili birçok vaka bildirilmektedir.

Kacper’in hastalığı Kasım 2011’de o henüz 5 yaşındayken başladı. Dizlerinde şiddetli bir ağrı ile geceleri uyanmaya başlamıştı. Başlangıçta, hastalığın semptomlarına dair hiçbir bulgu yoktu. Ancak, bu durum daha sıklıkla olmaya başlayınca, ebeveynleri bu durumu kendi aile hekimlerine danışmaya karar verdi. Kacper’in kan testi sonuçları yalnızca ailesini değil, aynı zamanda doktorları da şaşırttı. Kacper’in trombosit eksikliğinden (trombositopeni) müzdarip olduğu ortaya çıktı. Doktorlar daha da kötüsü – lösemiden şüphelendi. Kacper’in babası „Hayatımız birdenbire kağıttan bir ev gibi dağılmıştı” diye anlatıyor.

Kacper, Czestochowa’daki bir hastaneye kaldırıldı ve daha sonra aynı gün içerisinde Katowice’ye transfer edildi, burada da biyopsisi yapıldı. İlk muayenenin sonuçları umut vericiydi, doktorlar kanser veya lösemi bulgularına rastlamadılar. Kacper’in ailesi rahat bir nefes almıştı, fakat ne yazık ki mutlulukları uzun sürmedi. Beklenmeyen bir şekilde, test sonuçları kötüleşmeye başladı. Doktorlar kemik biyopsisi yapmaya karar verdiler ve biyopside kemik iliğinin boş olduğunu gördüler. Belirsizlikle geçen uzun sürenin ardından, doktorlar son teşhisi koydular, Kacper ağır aplastik anemiydi ve bir dizi kan ve trombosit nakline ihtiyacı vardı. Wroclaw’da bulunan Pediatrik Onkoloji Kliniği’nden Prof. Dr. Krzysztof Lalwak, „Kacper’in düşük granülosit değerleri onu bakteri ve mantar enfeksiyonlarına karşı açık hale getiriyordu” dedi.

Sadece kemik iliği nakli onu kurtarabilirdi. Onu hastalıktan kurtarıp yeniden yaşatabilmek için geri sayım başlamıştı. Kacper’in ailesi ve erkek kardeşinin uyumlu kemik iliği donörü olup olmadığı incelendi. Ne yazık ki ailesiyle yalnızca %50 genetik uyum, küçük erkek kardeşi Mikolaj’la ise 7/10 uyumlu antijene sahipti. Kacper’in ailesi kemik iliği donörü olamayacaktı çünkü naklin gerçekleşebilmesi için antijenlerin en az 9/10 oranında uyumlu olması gerekiyordu. Ne yazık ki Mikolaj’ın anne ve babası o doğduğunda kordon kanını toplatıp saklamamıştı, ki bu Kacper’in hayatını kurtarabilirdi. Şu an yalnızca uygun donörü beklemek zorundaydılar. Aylar geçti ve sonunda Kasım 2012’de telefon çaldı.

Kacper’in babası „Bizi uygun donör bulunduğuna dair bilgilendirdiler”, „Oğlumu nakil için hazırlamaya başladılar. Onun çürük dişlerini çektiler ve sıvıların, ilaçların ve kanın verilebileceği, ek kanüle ihtiyaç duyulmayacak, toplanma yapılabilecek özel bir kateter taktılar” diye anlattı.

27 Kasım 2012’de, Wroclaw’daki Pediyatrik Onkoloji, Hematoloji ve Kemik İliği Nakil Merkezi’nde naklin gerçekleştirilmesine karar verildi. Ne yazık ki, nakil işleminden on gün önce, hastaneden bir doktor telefon etti ve Kacper’in ailesinin hiçbir zaman duymak istemeyeceği bir haberi iletti: donör son dakikada vazgeçmişti. Nedenini hiçbir zaman öğrenemediler. „Her şey biteceği için çok mutluyduk. Sadece biz hayal kırıklığına uğramadık, Kacper de uğradı. Her şeyin biteceğini, artık daha fazla nakil ve enjeksiyon olmayacağını ve iyileşeceğini umut etmişti. Birden bire durum değişmiş, herşey tepe taklak olmuştu. Kacper’in hayat mücadelesi yeniden başladı. Kacper’in babası, „Pozitif kalmak için savaşmak zorundaydık çünkü başka hiçbir şey yardımcı olmuyordu” diye anlatıyor.

Durum pek iyi değildi – hem trombosit hem de hemaglobin seviyeleri gittikçe düşüyordu. Ama bir umut ışığı doğdu. Kacper’in ailesi yeni bir bebek bekliyorlardı. Kacper’in babası, „Bize klinikte göbek kordon kanının toplanmasından ve bunun da, akrabadışı bir donörün kemik iliği yerine, Kacper’e nakledilebileceğinden bahsettiler” dedi. Göbek kordon kanı kök hücreleri diğer kaynaklardan alınan (örn.kemik iliği) kök hücrelerden çok daha değerlidir Çünkü yeni doğan bir bebeğin kök hücreleri olduğu için çoğalma ve farklılaşma yetenekleri yüksektir. Aynı zamanda kendilerini yenileyebilme açısından oldukça değerlidirler ve vücudun diğer hücrelerine dönüşebilme dereceleri yüksektir. Prof. Dr. Kalwak, „Göbek kordon kanı kök hücrelerinin metabolik hastalıkların tedavisinde periferik kan kök hücresi veya kemik iliği kök hücrelerine kıyasla daha başarılı sonuçlar verdiğini belirtiyor.

2013 yılının Ocak ayında Wiktoria doğdu. Doğumu sırasında alınan kordon kanı alınarak Polonya Kök Hücre Bankası (PBKM)’ye gönderildi. Anne ve babası artık heyecanla kordon kanı kök hücrelerinin Kacper’e uyumlu olup olmadığını beklemeye başladılar. Herkes kız kardeşinden toplanan kanın Kacper’inkiyle uyumlu olduğunu öğrendiğinde çok rahatladı. Üç hafta sonra nakil gerçekleştirildi. Her şey güzel gitti. 30 gün sonra alınan sonuçlar, kordon kanı kök hücrelerinin vücut tarafından kabul edildiğini doğruladı ve lökosit sayısı da normaldi. „Kızımıza Wiktoria (Zafer) adını verdik, bu bir onurdu, çünkü onun kök hücreleri tam uyumluydu. Onun tanrının bir hediyesi olduğunu düşündük.”diyor Kacper’in annesi. Nakil işleminden sonra, Kacper iyileşmeye başladı ve hastaneden taburcu edildi. Şimdi evde ve ailesiyle birlikte. Ocak ayında okula geri döndü ve o çok özlediği arkadaşlarına kavuştu.

„Kacper’in ailesinin, PBKM’ye güvenerek Wiktoria’nın kordon kanını bizde saklamasından dolayı onur duyuyoruz. Polonya Kök Hücre Bankası’ndan Dr. Tomasz Baran.
bizim işimizde, bir çocuğun hayatını kurtarmaya yardım edebiliyor olmaktan daha memnun edici bir şey daha yoktur” diyor.

Dünyada, 35,000’in üstünde kişiye göbek kordon kanı ile nakil gerçekleştirilmiştir. FamiCord group bünyesinde gerçekleştirilen 199 nakil olmuştur. Eylül 2012’de, Avrupa Parlementosu dokuların ve hücrelerin gönüllü ve karşılıksız bağışı konusunda (diğerleri arasından, göbek kordon kanı) bir kararı kabul etti. Bu nedenle, ülkelerde hem kamu hem de aile kordon kanı bankalrının kurulması gereğinin altını çizdi.